All for Joomla All for Webmasters
bilgi@yoldostlari.com
0542 387 80 13

YOL DOSTLARIYLA KIRKLARELİ 103. PAVLİ PANAYIRI GEZİSİ (2012)

YOL DOSTLARIYLA KIRKLARELİ 103. PAVLİ PANAYIRI GEZİSİ (2012)

Merhaba Sevgili YOL DOSTLARI

Bu yıl 103.sü düzenlenecek rengarenk bir panayır olan PAVLİ PANAYIRI’na gidiyoruz…

Pavli Panayırı Süresince;

1. Zincire binebilirsiniz
2. Balerine binebilirsiniz
3. Gondola binebilirsiniz
4. Çingene bayan kaleciye penaltı atabilirsiniz Gol olursa hediyemizi alacağız.
5. Motosiklet gösterileri izleyebilirsiniz
6. Vee tabii ki çok renkli ve güzel fotoğraflar çekebilirsiniz

GEZİMİZİN MALİYETİ: 65 TL’dir…

ÜCRETE DAHİL OLANLAR
Gidiş dönüş ulaşım
Sabah kahvaltısı (Kaşarlı sandviç, Meyve Suyu, Kek, Muz)
Öğlen Yemeğinde Sınırsız Sucuk Ekmek Barbekü, Izgarada Mantar, Ketçap, Mayonez, Domates, Coca Cola veya Fanta

ÜCRETE DAHİL OLMAYANLAR
Kişisel Harcamalar

PROGRAM

16 Eylül Pazar Pavli Panayırı Gezisi (Günübirlik)

07.00 – Kadıköy Evlendirme Dairesi Önü
07.30 – Taksim AKM Önü
08.00 – Bahçelievler Ömür Plaza Önü

Hareket ile Tur boyunca bize eşlik edecek rehber ve kaptanımız ile tanışıyor ve yaklaşık 2,5 saat sürecek Kırklareli Pehlivanköy yolculuğumuza başlıyoruz.

Yolda vereceğimiz kahvaltı molamız ile birlikte saat 11:00 gibi panayır alanında oluyoruz. Burada vereceğimiz serbest zamanın ardından saat 13:00 sularında mangalımızı hazırlayıp öğle yemeğimizi alıyoruz.

Yemeğimizin ardından panayır için akşam saat 17:00′ ye kadar serbest zaman veriyor ve ardından istanbula’a doğru yola çıkıyoruz. Sizleri aldığımız noktalara bırakıp bir başka gezide görüşmek üzere vedalaşıyoruz…

Pavli Panayırı Süresince;

1. Zincire binebilirsiniz
2. Balerine binebilirsiniz
3. Gondola binebilirsiniz
4. Çingene bayan kaleciye penaltı atabilirsiniz Gol olursa hediyemizi alacağız.
5. Motosiklet gösterileri izleyebilirsiniz
6. Vee tabii ki çok renkli ve güzel fotoğraflar çekebilirsiniz

PAVLİ PANAYIRI…

103 Yıllık gelenek…

İki binin az üzerinde nüfusa sahip bir ilçe Pehlivanköy. Yılın 11 ayında sadece demiryolunu döver gibi geçen trenlerin sessizliğini bozduğu bu ilçe, Eylül ayında iğne atsan yere düşmeyecek kalabalıklarla dolar taşar. Eylül ayını, sevgiliyi bekler gibi bekler Pehlivanköy’ lüler.

Pavli, aslında halk arasında Pehlivanköy’ e verilen isim. Pehlivanköy’ den bahsederken eskiler hala bu ismi kullanmayı tercih ediyor. Fakat Pavli ismi önünde veya ardında herhangi bir sıfat kullanılmaksızın, Pehlivanköy’ ün bu yıl 103. yaşını kutlayacak meşhur “Sonbahar Panayırı” nı tarif etmek için de kullanılır. Pavli deyince hemen zihinlerde bu panayır canlanıverir.

Pavli Panayırı, 1910 yılından beri kesintisiz olarak kutlanıyor. Bazıları bu tarihin daha da geriye gittiğini söylese de, bu ola ki ilgiyi artırmak için abartılmış bir durumdur. Pavli Panayırı bu yıl 103. yaşını kutluyor.

Panayırlar, pagan ve Helen toplulukların, önemli gördükleri kale-şehirler etrafında belli zamanlrada bir araya gelip, eğlenceler düzenleyerek ticari mal alışverişlerinde bulundukları önemli aktiviteler olarak günümüze değin ulaşmıştır. Yunanca’ da “panegrysis” diye söylenen bu kelime, büyük toplantı, kurultay, festival, kalabalıklar gibi anlamlar içermektedir.

70′ li yılların sonlarına kadar Trakya’ nın birçok yerinde ( Keşan, Lüleburgaz, Pınarhisar, Silivri, Havsa vb…) bu tip panayırlara raslanırdı. Bu panayırlar daha çok mal ve hayvanların satıldığı, o bildik adıyla “Hayvan ve Emita Panayırları” şeklinde düzenlenirdi. Pavli Panayırı’ nın bir diğer adı da zaten, “Pehlivanköy, Sonbahar Hayvan ve Emtia Panayırı” dır. Halk arasında “Sonbahar Panayırı” olarak da dillendirilen bu panayır için, Pehlivanköy’ ün köklerine vurgu yaparak “Pomak Bayramı” denildiğini de hatırlatmak gerekir. Zira, bu yöre ve civardaki yerleşimlerin hemen hepsi Pomak göçmenlerce kurulmuştur. Bu katıksız yapılarını da büyük ölçüde muhafaza etmektedirler. Pomakça yörede hala canlılığını korumakta, özellikle eskiler kendi aralarında bu dili kullanmayı tercih etmekte, bu dilde şarkılar türküler okumaktadırlar.

Dönelim panayıra…

Pehlivanköy sonbahar panayırı, Trakya’ da Çatalca düzenlenen panayırla birlikte, son kalan iki panayırdan en büyüğüdür. Panayırın kendine has bir özelliği de, şimdiye kadar daima Eylül ayının 18′ inde başlayıp 5 gün sürmesidir.

Tren yolunun hemen karşısındaki, Ergene nehri kıyısındaki alabildiğine geniş düzlükte kuruluyor panayır.

Panayır her ne kadar Romanlar’ ın baskın tekelinde gibi düşünülse de, aslında durum pek de böyle değildir. Romanlar genellikle lunapark bölümünde, kendilerine has eğlence anlayışlarıyla panayırın eğlence ayağını diri tutuyorlar. Kendilerine has, artık kanıksanan jargonlarıyla bu işi en iyi de onların yaptığı şüphe götürmez bir gerçek.

Lunapark sadece çocuklara ve gençlere hizmet etmiyor. Yaşı bir hayli ileri olanları da fırdöndü zincirli salıncaklarda, ruhunu emanet ederek cesaretle bindiği gondollarda, muzipçe diğerlerinin araçlarına bindirmek için orta yerde deli gibi dolaşan çarpışan otolarda görmek mümkün. İki kişinin karşılıklı ayakta durarak hızlandırdıkları, küçük gondol tarzı nostaljik salıncaklarda köylü kadınların korku dolu şen kahkahalarını ve basma kumaştan şalvarlarının rüzgara karışan uğultusunu duyarsınız.

Kadınlar en çok bunları tercih ediyorken, erkeklerin durumları biraz karışık. Tahrikkar sözlerle ortalığı ateşleyen, süsü püsü makyajı yerinde bir Roman kızının koruduğu kalenin önünde biriken erkekler size ne dediğimizi anlatacaktır. Bir kadının koruduğu kaleye gol atmak için, bilinçaltına kodlanmış onulmaz bir ispat peşindeki erkekler, her zamanda beklenen başarıyı (!) gösteremiyorlar. İşte o an, Roman kızının ortalığı daha da ateşleyen alaycı sözleri, herkesi kahkahaya boğacak, golü atamayanın yüzünü kızartacak, fakat bir başkasının iştahını kabartacaktır.

Hoş, parasını ödedikten sonra golü kim atmış kim atamamış bir önemi yoktur kaleci kız için ya…

Tren yolunun karşısında, ellerinde çitledikleri gündöndüleriyle orta yaş üzeri Pomak kadınları, yöreye has feracelerinin ya da çemberinin ucuyla yüzlerinin çene kısımlarını mahçup utangaç bir edayla kapatıp, panayırı arzı endam eden iri gözlü, etine dolgun, makyajı yerinde Roman kadınlarını, kendilerini kemiren bir şüpheden alıkoyamayarak izlerler. Kendilerinden emin, kalabalığı umursamayan, yere sağlam basan adımla arada şen kahkahalar savurarak dolaşır Roman kadınları. Bilirler ki bütün gözler onlardadır. Son yıllarda panayırı çokça ziyaret eden fotoğraf tutkunlarına, bir artiz (!) edasıyla en cakalı fotoğrafı vermek için birbbiriyle yarışanlar da bir o kadar fazladır.

Lunaparkta ne ararsan bulabilirsin. Oyun aletlerindeki kuyrukların haddi hesabı yoktur. Ama panayır lunaparktan ibaret değildir. Aksine lunapark küçük bir kısmıdır Pavli’ nin.

Dedik ya eski söyleyişiyle “Sonbahar hayvan ve emtia panayırı” diye… Panayırın açılış günü sembolik olarak satılan hayvanı muhtemelen ilçenin resmi kuruluşlarından biri veya Pehlivanköy’ ün önde gelenlerinden bir kişi alır. Bunun yanısıra çayırın bir köşesinde etrafı çevrelenmiş alanda, danasını, ineğini, kuzularını civar köylerden getirimiş kişilere raslayabilirsiniz. Hayvanların bazıları gerçekten satılmak üzere buraya getirilmiştir. Ama kuzuların kaderi hep aynıdır. Onu birazdan anlatacağım…

Üzerleri tentelerle örtülmüş standlarda iğneden ipliğe, gerekliden gereksize ne varsa herşeyi bulabilirsiniz. Yöreye özgü basma helvaların olduğu standlar çok renklidir.Çocukların dillerini damaklarını kiraz gibi boyayan horoz şekerlerinden elma şekerine kadar renk renk şekerlemeler, Osmanlı macunları, başka başka helvalar dizili tezgahlar iştah kabartır. Tazecik süt mısırları közlenen, kaynayan tezgahların başı da hep kalabalıktır.

Civar ilçe ve köylerin meşhur yemeklerini tadabileceğiniz, içine birkaç plastik masa atılmış standların buhur buhur kokusu sizi nerede olsanız çeker. Trakya’ nın her yerde aranan et ürünlerinin bir kimliğe bürnmüş tüm lezzetlerini bir başka standda bulabilirsiniz.

Keşan’ ın satır köftesine, Tekirdağ’ ın meşhur köftesi eşlik eder bir başka köşede. En iyisini sadece Çerkezmüsellim’ de tadabileceğiniz Hayrabolu köftesini – hizmette sınır yok – ayağınıza getiriyor Pavli panayırı. Pomak Mandıra’ nın sütlü tavuklarını köz köz ateşlerde nar gibi görünce diliniz damağınıza yapışır. Hele ki en iyisini Uzunköprü Yeniköy’ de bulunan “İsmail’ in Yeri” nde yiyebileceğiniz çevirmeyi Pavli’ ye özel bulabileceğiniz gibi, ev yapımı Yeniköy şaraplarının neden bu denli rağbet gördüğüne şaşıracaksınız. Bir şişe ev yapımı şarapla bile demlenen ve her masa başında leyla olmuş kişilere, en içli en şakrak nağmeleri sunan gırnatacılar, kemancılar, davul zurnacılar eşlik eder.

Trakyalı köylü erkeklerle özdeş “Ecevit kasketini” başlarında yan çevirmiş yaşı ilerlemiş ama ruhları hep genç kalan ve yüzleri yılların mihnetinden bıçak yarası gibi çizgiler taşıyan zamanın tanığı ihtiyarcıklar, gırnatacılardan istekte bulunurken diri bir özlemle geldikleri toprakları yad ederler.

Ücrete Dahil Olanlar
Ulaşım
Sabah Kumanya Paketi (Sandeviç, Meyve Suyu, Kek, Muz)
Öğlen Yemeğinde Sınırsız Sucuk Ekmek Barbekü, Izgarada Mantar, Ketçap, Mayonez, Domates, Coca Cola veya Fanta

Ücrete Dahil Olmayanlar
Kişisel Harcamalar

İLETİŞİM, REZERVASYON VE BİLGİ İÇİN:
HAKAN SEZER: 0542 387 80 13

Kamp Ateşi Turizm | TÜRSAB Üyesi A-3672 No.lu Belgeli Seyahat Acentası

Yazar hakkında

Cevap Yaz

*